11 Temmuz 2016 Pazartesi

Dişil, Latif ve Sorumsuz






19.yüzyılda Fransız Resim ve Heykel Akademisi sanat kuramcıları resmi iki temel ilke çerçevesinden tanımlıyorlardı. Bunlardan biri çizgi, diğeri renk. Akademiye uygun sanat yaratılırken bu ilkelerden hangisinin etkin olduğuna dair uzun tartışmalar yapıldı. Çizgi mi yoksa renk mi tartışması hiçbir zaman sonuçlanamadı. Çizgi akla ve rasyonaliteye seslenen zihinsel bir araç olarak görülürken, renk ise duyguların taşıyıcısı ve dolayısıyla akla aykırı bir şey olarak görülüyordu.




Jean-Leon Gérome
Kahire’deki Halı Tüccarı
1887

Gerome bu resmi Kahire Pazarı’nı 1885'de ziyareti sırasında yaptı. Kapının hemen üstüne asılmış bir Konya halısı. Bugün bu halının bir benzeri İstanbul Türk İslam Eserleri Müzesi’nde bulunmaktadır.

Hepsinin üstüne egzotikliği işaret eden farklı renklerde - neredeyse neon yoğunluğunda- giysiler giydirmiş.Diğer oryantalist ressamlar gibi Gérôme için de renk demek ''öteki'' demekti.
Renk farklılığı tanımlar, bedenlere olan iştahı körükler...
Renk bir kültürler hiyerarşisine işaret eder.
Gérôme bu resminde ''ötekinin'' temsilini yaratırken merkezine cinsiyeti koyar Çünkü renk oryantalistlere göre dişil, latif ve sorumsuzdur.

1 yorum:

  1. En beğendiğim ressam-heykeltraşdır, Jean-Leon Gérome!..

    YanıtlaSil