8 Ocak 2017 Pazar

Seni Unutmamak İçin Çiziyorum





Jean-Baptiste Regnault , The Origin of Painting, 1785


Adelbert Von Chamisso’nun 1822 tarihli ‘Peter Schlemihl’in Garip Öyküsü’ isimli kitabı, zenginlik uğruna gölgesini şeytana satan adamın başından geçenleri anlatır.Kitabın önsözü şöyledir:

Işıktan yoksun kalan, aydınlatılmamış tarafta yer alan bölümü ‘gölge’ olarak adlandırırız. Gölgenin biçimi onu aydınlatan cisme ve ikinci olarak da onu aydınlatan nesneye uzaklığı oranında bağımlıdır. Onu üreten üç boyutlu bir cismin yüzeyinin arkasında yer alan gölge, bu katı cismin yüzeyinin gölgeyi temsil eden bir parçasıdır.

Gölge ne işe yarar?


Unutmanın önüne geçmek için getirilen birinci çözüm, yazmaktı; ikinci çözüm ise resmini yapmak. Romalı tarihçi Yaşlı Plinius, resim sanatının doğuşu hakkında çok az şey bildiğimizi söyler. Resmin kökenlerine dair yazdığı hikayesinde birbirini çok seven ama ayrılmak zorunda kalan bir çiftten bahseder. Kaybetme korkusu yaşayan kadın, sevgilisinin gölgesinin dış hatlarını duvara çizer. Böylelikle o gittiğinde,duvarda onu hatırlayabileceği bir izi olacaktır. Bu konu yüzyıllar boyunca Avrupa resminde sıkça betimlenmiştir. Ama Jean-Baptiste Regnault’un tasvirini daha etkileyici buluyorum. Sevdiğinin gölgesini hızlıca duvara işleyen bir kadın. Güneş batmak üzere, gökyüzü sakin. Bu çiftin beraber geçirebileceği son gün olmalı çünkü güneş batıyor. Bu çoban yemyeşil vadide hayvanları otlatmaya gittiğinde, onu bekleyen ve özleyen kadın, sevgilisinin duvardaki kara lekesine baktığında onu anımsayacaktır.

Aşkın resmin mucidi olduğunu söyleyebilir miyiz?



Rönesans ressamlarının gözdesi, Floransa'nın güzellik kraliçesiyle tanışın. Aslında kendisini çok iyi tanıyoruz. Çünkü ressam Sandro Botticelli'nin çoğu kadın tasvirinde Simonetta Vespucci karşımıza çıkar. Venüs, bin yıl süren karanlık çağ sonrası Floransa topraklarında yeniden doğduğunda yüzü Simonetta’nın yüzü olur. İlkbahar isimli resminde kışın ardından çiçekleriyle geri gelen kadındır o. Botticelli’nin büyük bir aşkla bağlı olduğu bu kadın, yirmi üç yaşında tüberküloz yüzünden öldüğünde, onu otuz yıl boyunca resimlerindeki kadınların yüzü olarak resmetmeye devam eder. Botticelli, Simonetta'nın yanına gömülmeyi vasiyet eder. Rivayete göre bugün Chiesa Ognissanti kilisesinde Simonetta’nın ayakucunda yatmaktadır.

Peki, sanat bizim için neden önemlidir?
Sanat sevdiklerimiz gittiğinde onlara tutunmamızı sağlar belki.

Seni unutmamak için çiziyorum Simonetta…


1 yorum:

  1. Tarih imkansızlari gösterir.Tarihin neresin bilmek zor olmamalı

    YanıtlaSil