18 Şubat 2018 Pazar

BLAKE: Masumiyet ve Deneyim

18. yüzyılda İngiliz Romantizminin önemli figürlerinden biri olarak kabul edilen William Blake, hem şairliği, hem gravür ustalığı hem de felsefi düşüncelerini birleştirerek ortaya iki kitap çıkardı: Songs of Innocence(Masumiyet Şarkıları) ve Songs of Experience (Deneyim Şarkıları). Farklı tarihlerde yazılan ve daha sonra birleştirilerek tek bir kitaba dönüştürülen bu iki şiir kitabında Blake, masumiyet ve deneyim gibi iki zıt durumu anlatabilmek için çoğunlukla ‘çocuk’ figürünü kullanır. Blake’e göre insan doğadan uzaklaştıkça masumiyetini yitirerek tecrübe kazanır. Baca Temizleyicisi* de bunlardan biridir. Şiir, annesi öldükten sonra çalışması için babası tarafından baca temizleyicisi olarak satılan bir çocuğun ağzından yazılmıştır. İlk şiirde masum bir çocuk figürü olan Tom Dacre, diğerinde ise hayatın gerçekleriyle masumiyetini geride bırakan kederli bir çocuk haline dönüşür. İlk şiirde saçları tıraşlandığı için ağlayan Tom, ikinci şiirde karlarla kaplı caddelerde siyah bir leke olarak dolaşır, ona iyi davranacak babanın hayalini kurar. Blake, çocuğun ağzından anlattığı hikayede aslında yaşadığı dönemin insanını ve toplumunu sanatın diliyle eleştirir. 
...

Batı’da 18. yüzyılın ikinci yarısında hız kazanan Sanayi Devrimi toplumsal yapıyı baştan ayağa değiştirdi. Endüstriyel kentlerin gelişmesi ve fabrikaların artması işçileri bekleyen adaletsiz çalışma şartlarını beraberinde getirdi. İşçiler ağır çalışma koşullarına sadece karın tokluğu için dayandılar. Sanayileşmenin ağırlığı altında gerçek anlamda ilk ezilenler ise çocuklar oldu. Sanayi dönemi İngiltere’sinde fabrikalarda çalışan işçilerin 3’te 2’si kadın ve çocuklardan oluşuyordu. Yokluk çeken aileler gelir sağlamak için çocuklarını çalıştırmaya, hatta satmaya başladılar. Özellikle küçük yaştaki çocukların baca temizleyicisi olarak çalışmaları oldukça yaygındı.

1666 yılında gerçekleşen Büyük Londra Yangını sonrası kent yeniden inşa edilmişti. Bu düzenlemeler sonucu evlerin şömine bacaları daraltıldı. Küçük bacaların içine artık yetişkinler giremedikleri için baca temizleme işini çocuklara yaptırmaya başladılar. Bu işi yapmak için 4-7 yaşları arasındaki özellikle cılız erkek çocuklar baca ustaları tarafından ya yoksul ailelerden satın alınıyor ya da kimsesiz çocuklar toplanıyordu. Bu kişiler onlara yiyecek veriyor, işi öğretiyor ama yaptıkları işin karşılığında para vermiyordu. Yedi yaşını bitirdikten sonra artık bacaların içine giremedikleri için bedenleri zedelenmiş, ciğerleri kurumla dolmuş ve ciddi görme problemleriyle baş etmek zorunda kaldıkları için iş göremez olur ve ölüme terk edilirlerdi. Bir şekilde yaşamayı başarabilmiş çocuklar ise skrotum kanserinden hayatlarını kaybettiler. 
...

Kanser ve çevresel faktörler konusunda yapılan ilk çalışma William Blake ile aynı çağda yaşamış olan Doktor Percivall Pott tarafından yapılmıştır. Doktor Pott’un 1775 yılında yayınladığı çalışmasına göre baca temizleyicisi çocuk işçiler ile sktoral (testis derisi) kanseri arasında bir ilişki vardı. Pott’un bu çalışması sonucu kanser için alınan ilk önlem, çocuklara el ve ayak bileklerinden bağlanan giysiler giydirmek ve her akşam yıkanma zorunluluğu getirmek olmuştu.
1788’de devlet tarafından konu hakkında çıkarılan ilk yasa olan Baca Temizleme Kanunu bu çocukların çalışmasını engellememişti. 1833 yılında 10 yaşın altındaki çocukların çalışması yasaklandı. Tüm çabaların sonuç vermesi için 1864 yılını beklemek gerekti. Baca Süpürücüleri Yönetmeliği sonucunda artık bu iş için çocuklar değil yeni geliştirilen malzemeler kullanılmaya başlandı. 1875 yılında bir bacada sıkışarak ölen son çocuk George Brewster oldu. Ustası William Wyer adam öldürmekten dolayı suçlu bulundu.
...

*BACA TEMİZLEYİCİSİ
Annem öldüğünde çok küçüktüm,
Babam sattığında henüz dilim
Bile dönmüyordu ‘temizle’ sözüne
İste yatıp baca temizliyorum işte.
Bir Tom Dacre var, kıvırcık saçlarını
Kuzu gibi kırktıklarında ağladı.
Dedim ki ona ‘’Takma hiç kafana
Artık saçların kirlenmez kurumla’’.
Kesti ağlamayı böyle deyince,
Neler neler gördü düşünde o gece!
Çocuklar; Dick, Joe ve binlercesi,
Kara kara tabutlar içindeydi.
Bir melek gelip tabutları açtı
Işıl ışıl parlayan bir anahtarla;
Bütün çocuklar hoplaya zıplaya,
Güneşe koştu, ırmağa koştu.
Bulutlar ağdılar çıplak ve pak,
Dans ettiler rüzgarda ve o melek
Tom’a dedi ki ‘’iyi bir çocuk ol
Tanrı baban olsun, sen de mutlu ol.’’
Tom uyandı, sabah karanlıkta kalktık,
İşe çıktık çantamızı fırçamızı alıp,
Mutluydu Tom, üşümüyordu soğukta,
Herkes işini yapsın, gerek yok korkmaya

BACA TEMİZLEYİCİSİ
Küçük siyah bir şey karlar arasından,
Bağırıyordu: ‘’temizlikçi!’’ kederli bir sesle
‘’Söyle bana, nerede senin annen baban?’’
‘’Dua etmeye gittiler kiliseye
Çimenlerde beni mutlu gördüler,
Gülüp oynuyordum karlar üstünde
Ölüm elbisesini giydirdiler,
Bu kederli şarkıyı öğrettiler bir de.
Şarkı söyleyip mutlu göründüğüm için,
Sandılar ki bir kötülük yok yaptıklarında,
Şükretmeye gittiler, Tanrıya, papaza, krala,
Acılarımız üstüne cenneti kuranlara.’’
William Blake
(Masumiyet ve Deneyim Şarkıları, çev. T. Alkan, İstanbul 2004)

0 yorum:

Yorum Gönder