3 Haziran 2018 Pazar

Sokrates Suçludur*

Sokrates ve Öğrencileri, Bartolommeo Pinelli’nin bir resminden ilhamla yapılmış gravür. 

‘Sorgulanmamış bir hayat, yaşamaya değer değildir.’

Zamanın en ünlü şehri Atina’nın altın çağı döneminin ortasında doğan Sokrates, şehrin en büyük zaferlerinden, acı sonuna kadar olan sürece tanıklık etti. Hayatı boyunca Atina halkını sorularıyla uyandırmaya çalışan bu filozof MÖ 399’da şehrinin tanrıları yerine, başka ruhani kavramlara inanma ve gençlerin ahlakını bozmakla suçlanarak idama mahkûm edildi.

Sokrates’in Savunması
Atina halkını, inandıkları düşünceleri savunmak ve hayatlarını sorgulamak konusunda cesaretlendiren Sokrates, yine Atina halkı tarafından suçlanarak kendini bir anda mahkeme karşısında buldu. Felsefesini reddetmesi için kendisine bir fırsat veren mahkeme ona sordu: ‘Vatanından sürgün edilmeyi mi, yoksa ölümü mü tercih edersin?’ Sokrates onlara ‘Hiç kimsenin karşısında ölüm korkusuyla geri adım atmadım ve haksızlıklara göz yummadım. Ben ölmeye, sizler de yaşamlarınızı sürdürmeye gidiyorsunuz. Hangisinin daha iyi olduğunu sadece tanrı bilebilir’ şeklinde cevap verdi ve altmış oy farkla suçlu bulundu. Onun suçsuz olduğunu düşünen karısı verilen karara isyan ederken o karısını teselli etti: ‘Suçlu olmamı mı yeğlerdin?’

Sokrates’in Ölümü
18. yüzyılda Herculaneum ve Pompeii şehirlerinde yapılan arkeolojik kazılar, antik Yunan ve Roma medeniyetlerine olan ilgiyi arttırdığında, Neo-Klasik üslup, kazıdan çıkarılan binlerce eserin gravürü sayesinde neredeyse tüm Avrupa’yı etkisi altına aldı. Akımın Fransa’daki önde gelen temsilcisi Jacques Louis David oldu. David sanatta olduğu kadar politikada da tutkulu olduğunu kanıtlamış bir ressamdı. Devrimci ruh güçlenince, 1781’deki Salon sergilerinde büyük başarı elde etmiş, adanmışlık ve kahramanlık temalarını vurgulayan Roma sahnelerini resmetmeye başlamıştı. 1786 yılında, Parlamento üyesi ve yetenekli bir Yunan Dili araştırmacısı olan Charles-Michel Trudaine de La Sablière, ondan Sokrates’i resimlemesini istediğinde, o ölümüyle zafer kazanmak isteyen onurlu bir adamın son dakikalarını görünür kılmak istedi.

Jacques-Louis David, The Death of Socrates, 1787
David, Atina halkının ölüme mahkûm ettiği Sokrates’i, etrafında zincirlerin olduğu bir yatağın üstünde oturur vaziyette, zehir dolu kadehe son derece doğal bir şekilde uzanırken resimledi. 70’li yaşlarındaki bu adamın kolları son derece güçlü, vücudu dimdik. Yüzünde ne korku ne de pişmanlık var. Son saatlerini arkadaşları ve öğrencileriyle ruhun ölümsüzlüğünü tartışarak geçiren Sokrates, sol eliyle göğü işaret ediyor.

Mahkemenin kararı ardından Sokrates’i hapisten kaçması için ikna etmeye çalışan arkadaşı Crito, bir elini onun dizine koymuş. Crito’nun bu trajedi karşısında gösterdiği metanetli duruşu sergileyebilen tek kişi, Sokrates’in yatağının ucunda başını öne eğmiş bir şekilde oturan öğrencisi Platon’dur. David, Platon'u kır saçlı, yaşlı bir adammış gibi resmetmesine rağmen, Sokrates öldüğünde Platon yirmi dokuz yaşındaydı. Ardında yazılı bir kaynak bırakmayan Sokrates’in hayatına dair bildiğimiz birçok şeyi, Platon’un yazıya geçirmesi sayesinde biliyoruz. Bu yüzden David, onun ayaklarının dibine bir kalem ve parşömen tomarı yerleştirmiş.

Crito ve Platon dışındaki diğer tüm figürler bilge adamın ölümü nedeniyle üzüntüleri ve haykırışlarıyla resimlenmiş. Sokrates, ölümü sırasında Apollodoros’u hücreden dışarı çıkartmış olmasına rağmen, burada duvara kapanarak ağlayan bir figür olarak yer alır. Kemerin altındaki merdivenleri yukarı çıkarken resimlenen Sokrates’in karısı Xanthippe.  Hücreden dışarı çıkarılırken, otuz yıllık hayat arkadaşına el sallayarak veda ediyor. Bize arkası dönük olan genç, bir eliyle zehir kadehini uzatırken, diğer eliyle gözyaşlarını siliyor.


Ölümün Tesellisi
Fransa’daki devrim öncesi demokratik heyecanla antik idealler arasında sıkı bağlar kurmayı başaran David, bu konuyu resimleyerek insanları, sonuçları ne olursa olsun inandıkları uğruna dik durmaya cesaretlendirmişti. Sokrates’in Ölümü’nü resimledikten iki yıl sonra Fransız Devrimi başlamıştı. David, Ulusal Kongreye katıldı ve cumhuriyetçi gösteriler düzenledi. Politik eylemleri onu giyotine götürmek üzereyken, son anda kısa mahkumiyetle kurtuldu.

Alain de Botton, Felsefenin Tesellisi isimli kitabında Jacques Louis David’in Sokrates tasvirinden çok etkilendiğini yazar. Botton resmedilen davranış ile kendi davranışları arasında zıtlık olduğunu fark eder. Herkes tarafından sevilmek istediği için doğruyu söylemektense, insanların duymak istediklerini söylemektedir. Çoğunluk tarafından kabul gören fikirleri sorgulamamaktadır. Daima alanlarında otorite olmuş kişilerin onayını almaya çalışır. Oysa Sokrates onun olamadığı her şeydir. Toplum tarafından kabul görmediği ve suçlu bulunduğu zaman bile düşüncelerini değiştirmez, dize gelmez ve kendine olan güveni kırılmaz. Üstelik bu güveni kibirden değil felsefeden gelir. Bu resim ona toplumun onayladığı davranış biçimlerine ve fikirlere doğru tembelce yönelmektense, başka şeyler de yapabileceğini düşündürür.

*‘Sokrates suçludur. Yeraltında, gökyüzünde olup bitenleri araştırıyor, açıkça, eğriyi doğru diye gösteriyor, başkalarına da kendisi gibi olmalarını öğretiyor.’ Meletos




1 yorum:

  1. meletosa katılmamak mümkün değil. sokrates suçluydu tarihte sokratesler hep suçlanıyor ve suçlanacak. resme bakıca herkesin üzgün olduğu aşikar. baldıran zehrini sunan da üzgün. başı ve eli dik olan sadece sokrat.

    YanıtlaSil